Geleneksel miras içerisinde sabır ve şükür, manevi yolculuğun iki temel durağı olarak görülmüştür. Sabır nefsin aceleciliğini frenler, onun aşırılıklarını dengeler; şükür de kalbi inceltir, insana duyarlılık kazandırır. Bu iki haslet birlikte var olduklarında, insanı hem dayanıklı hem de mütevazı kılarlar.
İslam düşüncesinde sabır ve şükür, yalnızca ahlaki birer tavsiye değil, insanın Allah, kendisi ve tüm varlıkla kurduğu ilişkinin yönünü tayin eden merkezî kavramlardır. ...