Morgan sıradan bir çocuk değildi. Zaten sıradan bir çocuk olsaydı, bebekken Bayan Culpepper’in kapısının önünde, bir sepetin içinde ve böyle gizemli bir notla bulunmazdı, değil mi?
“Beni sisin öteki tarafına götürün. Üç kız kardeşin evini bulun ve onlara güneşin kıvılcımının bende olduğunu söyleyin.”
Üstelik Morgan’ın sağ omzunun üstünde, yalnızca onun görebildiği küçücük bir alev vardı. Hiç sönmezdi. Morgan ona Günışığı derdi.
Ta ki bir sabah şehir, güneşi ...